TORULLI JOURNAL · ZAMAN KÜLTÜRÜ

Gün batınca
saat on iki.

Bu toprakların saatçilik hikâyesi bir kalibreyle değil, bir soruyla başlar: Vakit ne zaman girer? Muvakkithanelerden saat kulelerine, gün batımına göre işleyen saatlerden gece yarısında başlayan güne uzanan kısa ve kaynaklı bir yolculuk.

ŞİMDİ

İki saat,
aynı an.

Solda bugün kullandığımız, gece yarısında başlayan saat; sağda günü güneşin batışıyla başlatan alaturka (gurubi) hesap. Gün batımı her gün biraz kaydığı için alaturka saatin de her gün buna göre yeniden kurulması gerekirdi.

Alafranga · 1926'dan beri—Gün gece yarısında başlar; saatler 0'dan 24'e sayılır.
Alaturka · gurubi—Gün batımında saat 12'dir.

Gün batımı, tarayıcında güneşin konumundan yaklaşık olarak hesaplanır; arazi, yerel ufuk ve hava koşulları hesaba katılmaz. Şehir seçimi yalnız bu tarayıcıda saklanır; konum izni istenmez. Tarihte ayrıntılı uygulama yere ve döneme göre değişebiliyordu; bu gösterim ilkeyi anlatmak içindir.

01

Muvakkithane: vaktin evi

Osmanlı şehirlerinde camilerin avlusunda çoğu zaman küçük bir yapı bulunurdu: muvakkithane. Burada görev yapan muvakkit, namaz vakitlerini belirler, vaktin girdiğini müezzine bildirir, saatlerin temizliğini, bakımını ve ayarını üstlenirdi. Vakti bulmak için güneşin yüksekliği ölçülür; rubu tahtası, usturlap, kum saati ve sonraları mekanik saatler kullanılırdı.

İstanbul'un ilk muvakkithanesi genellikle Fatih Camii avlusundaki yapı olarak anılır; bir başka görüşe göre fetihten hemen sonra muvakkit atanan Ayasofya daha önce gelir. 1489 tarihli bir muhasebe kaydı Fatih külliyesinin muvakkitine günde 15, Ayasofya'nınkine 13 akçe ödendiğini gösterir. 17. yüzyıla kadar şehirde yalnızca birkaç muvakkithane vardı; asıl çoğalma 19. yüzyılda, II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde yaşandı.

02

Takiyüddin'in saat kitabı

1559'da Nablus'ta Takiyüddin er-Râsıd, mekanik saatlerin türlerini ve yapısını geometri ve mekanik açısından inceleyen el-Kevâkibü'd-dürriyye adlı eserini yazdı. Eser, İslam ve Osmanlı dünyasında mekanik saatleri ele alan ilk çalışmalardan biri sayılır; Takiyüddin önsözünde Ali Paşa'nın kütüphanesinden ve Avrupa'dan getirilmiş saat koleksiyonundan yararlandığını anlatır.

1570'te İstanbul'a gelen Takiyüddin müneccimbaşı oldu ve Tophane sırtlarında bir rasathane kurdu. Gözlemlerinde mekanik saati bir ölçüm aracı olarak kullanan ilk astronomlardan biri olarak anılır. Rasathane 22 Ocak 1580'de yıktırıldı.

03

Galata'nın Cenevreli saatçileri

Yaklaşık 1600'den 1763'e kadar Galata ve Pera'da Cenevreli Kalvinist bir topluluk yaşadı; geçim kaynakları Cenevre'de yapılmış saatleri satmak, monte etmek ve onarmaktı. Topluluk 1709'da 50 kadar, 1737'de 160 kadar kişiye ulaşmıştı. Kayıtlarda 1668'de yaklaşık 114 zemberek, 1671'de 100 kadar yarı mamul saat siparişi geçer.

Osmanlı pazarı için özel saatler de yapıldı: 1592 tarihli bir Augsburg listesi Türk pazarına gidecek 12 otomatlı saati sayar; Cenevreli ustalar Müslüman alıcılar için hilal figürlü saatler üretti. Jean-Jacques Rousseau'nun babası Isaac Rousseau'nun 1705–1711 arasında İstanbul'da saatçilik yaptığı anlatılır; ancak tek kaynak Rousseau'nun İtiraflar'ıdır ve "saray saatçisi" olduğu iddiası tartışmalıdır.

04

Alaturka saat: güneşle başlayan gün

Osmanlı'da yaygın saat düzeni eşit uzunlukta saatler kullanır, ama günü gün batımından hemen sonra başlatır ve iki on ikilik dilime ayırırdı. Bu düzene gurubi (gün batımına bağlı) saat, 19. yüzyılın sonlarında da alaturka saat dendi. Namaz ve oruç vakitleri bu hesapla belirlenirdi.

Mekanik bir saat her gün aynı hızda işler; gün batımı ise mevsimle kayar. Bu yüzden alaturka saat gösteren saatlerin düzenli olarak gün batımına göre yeniden ayarlanması gerekiyordu; muvakkithanelerin önemli bir işi de buydu. 19. yüzyılda okullar, kışlalar ve bürokrasiyle birlikte Avrupa usulü (alafranga) saat de yaygınlaştı ve iki sistem Cumhuriyet'e kadar yan yana yaşadı. Osmanlı temsilcisi 1884 Meridyen Konferansı'nda da iki sistemin birlikte kullanılacağını bildirmişti.

05

Saat kuleleri: zaman meydana iniyor

İstanbul'un ilk bağımsız saat kulesi 1849'da Abdülmecid'in emriyle Tophane'de dikildi; dört kadranı da alaturka saati gösteriyordu. Onu Harbiye (1866), Yıldız (1890) ve Dolmabahçe (1894) kuleleri izledi. Kuleler ile muvakkithaneler imparatorluğun sonuna kadar birlikte var oldu; bir koşulla: kule minareden yüksek olmayacaktı.

Saat yalnızca kulelerde değil cephelerde de belirdi: Galatasaray Lisesi, Sirkeci Garı (1890) ve Haydarpaşa Garı (1908) gibi yapılar şehre ortak bir zaman sundu. Osmanlı İstanbul'unun son saat kulesi 1918'de Büyükada'da özel girişimle yapıldı.

06

1925: gün gece yarısında başlıyor

26 Aralık 1925'te kabul edilen 697 sayılı Günün Yirmidört Saate Taksimine Dair Kanun, günün gece yarısında başlayacağını ve saatlerin sıfırdan yirmi dörde sayılacağını hükme bağladı; Greenwich'in 30 derece doğusundaki boylam bütün Türkiye saatleri için esas alındı. Aynı gün kabul edilen 698 sayılı kanunla da 31 Aralık 1341'i izleyen gün 1 Ocak 1926 oldu. İki kanun 2 Ocak 1926 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.

Saat kuleleri ve ardından cep ve kol saatleri ortak zamanı herkese ulaştırınca muvakkithaneler işlevini yitirdi. Bugün İstanbul'da bilinen muvakkithanelerin yarıdan fazlası ayakta değil; kalanların bir kısmı başka amaçlarla kullanılıyor.

KAYNAKLAR

Okumaya
devam et.

Bu sayfadaki bilgiler aşağıdaki çalışmalardan özetlenmiştir; doğrudan alıntı yoktur. Rakamlar ve tarihler kaynaklara göre küçük farklılıklar gösterebilir.

  1. Şefaattin Deniz, "Sultan Abdülmecid'in İnşa Ettirdiği Muvakkithaneler", Osmanlı Araştırmaları XLIX (2017), s. 267–291. DergiPark
  2. Kaan Üçsu, "Witnesses of the Time: A Survey of Clock Rooms, Clock Towers and Façade Clocks in Istanbul in the Ottoman Era", Rubrica Contemporanea 6/12 (2017), s. 43–60. PDF
  3. Ahmet Şamil Gürer, "Osmanlı İstanbul'unda Cenevreli Saatçiler (1600–1763)", DTCF Dergisi 64/1 (2024), s. 733–761. DergiPark
  4. "Taqi al-Din Ibn Ma'ruf: Survey on his Works and Scientific Method", Muslim Heritage. muslimheritage.com
  5. Remzi Demir, "İstanbul Rasathanesi'nde Yapılmış Olan Gözlemler", Belleten 57/218 (1993), s. 161–172. Belleten
  6. 697 sayılı Günün Yirmidört Saate Taksimine Dair Kanun ve 698 sayılı Takvimde Tarih Mebdeinin Tebdili Hakkında Kanun (RG 02.01.1926, sayı 260). TBMM: 697 sayılı kanun · 698 sayılı kanun
  7. Avner Wishnitzer, Reading Clocks, Alla Turca: Time and Society in the Late Ottoman Empire, Chicago: University of Chicago Press, 2015.